Uranyum madenciliğinin gidişatı nükleer enerjiyi zora sokuyor PDF Yazdır e-Posta
Bilim haberleri / Cuma, 16 Mayıs 2008 18:05

Uranyum madenciliğinin gidişatı nükleer enerjiyi zora sokuyor

Kaliteli uranyum madeni arzında devam eden azalış nükleer enerjinin geleceği üzerindeki kara bulutları artırıyor. Bu durum, uranyuma dayalı mevcut nükleer teknolojinin, ileri sürüldüğü gibi fosil yakıtların yerine kullanılabilecek mükemmel bir çözüm olacağı savını zayıflatıyor.



Nükleer enerjiyi savunan görüşe göre, nükleer enerji santralları, elektrik üretirken havaya karbon dioksit yaymadıklarından küresel ısınmayı önlemeye yardım edebilirler.

Uzun zamandır nükleer enerjiye yöneltilen eleştiriler esas olarak radyoaktif atıklar, nükleer silahlar gibi tehlikelerle bağlantılıydı. Ayrıca nükleer santrallerin başına gelebilecek Çernobil'de yaşanana benzer çekirdek erimesi veya terörist saldırılar gibi felaketlere dair halen devam eden kaygılar da ifade ediliyordu.

Avusturalya Monash Üniversitesi'nden çevre mühendisi Gavin Mudd'un yaptığı yeni bir analize göre, nükleer enerjinin bağımlı olduğu uranyum madenciliği, eleştirilerde belirtilenlerden çok daha fazla maliyetli ve daha az çevreci hale gelebilir.

Mudd'un resmi incelemelere ve endüstri raporlarına dayanarak söylediğine göre, dünya çapında yüksek kalite uranyum arzı geçtiğimiz 50 yıl içinde düzenli olarak azalış gösteriyor ve bu azalış orta ile uzun vadede de devam edecek. Bu nedenle daha derindeki herhangi yeni bir uranyum kaynağının çıkarılması giderek daha güç olacağı gibi maden filizinin düşük kalitedeki uranyum kaynaklarından elde edilmesi de daha fazla toprağın kazılmasını ve çok daha fazla arıtma işlemini gerektirecek.

Bu durum, uranyum madenciliğinin, gelecekte daha fazla enerji, su ve aşındırıcılar gibi endüstiriyel kimyasallara ihtiyaç göstererek daha fazla sera gazının havaya karışmasına yol açabileceği anlamına geliyor.

Mudd, geçen zamanla maden filizi kalitesindeki azalış ve uranyum üretiminin daha fazla enerji gerektirmesi nedeniyle nükleer enerjinin, daha fazla karbon yayıcı olmasına sebep olarak, sonunda gazlı elektrik santrallerinin durumuna benzeyeceğini belirterek, yine de bu durumun birkaç onyıl uzakta olabileceğini ve miktarını hassas şekilde söylemenin de güç olduğunu not ediyor.

Buna ilave olarak Mudd, tüm sera gazı yayılımının yarısından daha azının fosil yakıt esaslı enerji santrallarıyla ilişkili olduğunu belirterek, bütün kömür santrallarını sihirli bir şekilde nükleer santrallara dönüştürmüş olsak bile, taşıtlar ve diğer sera gazı kaynaklarının iklim değişimine katkıda bulunmayı sürdüreceğini vurguluyor.

Uranyum madenciliğinin maliyeti üzerine gelecekte yapılacak araştırmalar madencilik şirketlerinden daha ayrıntılı verilerilerin temin edilmesine bağlı bulunuyor.

Ben sıklıkla endüstri, resmi kurumlar veya çevreci gruplar tarafından kullanılmış sayıların geniş kapsamlı ölçülmüş verilerden ziyade tahmine dayalı olduğunu gördüm diyen Mudd, maden üretiminin çevresel maliyetinin anlaşılmasını sağlayan asıl şeyin bozulan arazi miktarı, enerji ve su girdisi, sera gazı çıktısıyla ifade edilmesi ve bunun zaman içinde derece derece yükselişi olacağını belirtiyor.

Bu araştırmaya katılmamasına karşın Yale Üniversitesinden çevrebilimci Thomas Graadel uranyum madeni filizinin kalitesinin zaman içinde azalıp azalmayacağından söz ediyorsak bu araştırma herhangi birinin yaptığı kadar iyidir diye görüşünü belirtiyor. Bu bulguların içine iklim değişimiyle birlikte enerji, su, karbon ve diğer şeylerin de karıştığını belirten Graedel, nükleer enerjinin iklim değişimi sorunumuza çözüm getireceğine büyük olasılıkla güvenemiyeceğimizi, fakat onun çözüm ailesinin içinde yer alan kullanmayı düşünebileceğimiz bir unsur olabileceğini söylüyor.

Mudd ve meslektaşı Mark Diesendorf detaylı bulgularını "Environmental Science & Technology" dergisinin 1 Nisan tarihli sayısında yayınladılar.

Kaynak: Uranium Supply Decline Clouds Nuclear Power's Future. Charles Q. Choi, 22 April 2008

Uranium Mining
http://en.wikipedia.org/wiki/Uranium_mining

 

 

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha kucuk | daha buyuk

busy
News image

"Kuru su" bulundu

Küresel ısınmayı engelleyecek bir formül arayan bilim insanlarının yeni icad...

Devamı...
News image

Sessiz sedasız otomobiller

Hidrojenli arabalar atmosfere karbondioksit yerine oksijen ve su salıyor...

Devamı...
News image

Radyoaktif kirlenme kimi etkil

Bazı canlıların DNA'sı çevre felaketlerinden daha kolay etkileniyor...Bu da,...

Devamı...
News image

1998 yılından itibaren her yıl Eylül ayında İstanbul'a gelen "Venise Simplon...

Devamı...
News image

Bezelye büyüklüğünde kurbağa k

Bugüne kadar yüzlerce yeni türün keşfedildiği Borneo'da bu kez bezelye büyük...

Devamı...
News image

Bu kez hedefinde seyirciler va

Boğa; bu kez matadoru değil, seyircileri kovaladı: 18 yaralı

Devamı...

Belediye 'çöpçü eşek' arıyor

Devamı...
News image

KurbaÄŸalar evlendi

Kuraklıktan etkilenen çiftçiler, hasatları için gereken muson yağmurlarının ...

Devamı...
News image

Kayısının çikolatalısı da oldu

Malatya'da bir kayısı üreticisi, ürüne ilgiyi artırmak ve talebi canlandırma...

Devamı...
News image

Sonunda sarımsaklı dondurma da

Adına festival düzenlenen ve sarımsak diyarı olarak bilinen Kastamonu'nun Ta...

Devamı...
News image

Salataya düşen çekirdeklere so

Türkiye'de ilgi görmeyen çekirdeksiz limon, ABD yolunda...

Devamı...
News image

Fındığın da reçeli var!

Tadı fındıktan çok farklı... Kalp, tansiyon ve kolesterole iyi geliyor...

Devamı...
News image

Bir aşı hayatını kararttı!

Doğduktan 1.5 ay sonra yapılan karma aşıyla zihin ve beden sağlığını kaybett...

Devamı...
News image

Kocasını kaybetmemek için güre

Rusya'nın başkenti Moskova'da bugün yapılan FILA Genel Kurulu'nda Ahmet Ayık...

Devamı...
News image

Çocuklarıyla kendini havaya uç

52 yaşındaki bir baba, dört ve bir yaşındaki çocuklarıyla birlikte içinde bu...

Devamı...
News image

"Susuz yaÅŸam olmaz!"

Dünyada suyun benzinden bile pahalı olduğu kentin hangisi olduğunu biliyor m...

Devamı...