|

Su
jeti, uçak yapımı endüstrisinde, su altı çalışmalarında, kablo ve boru
hatlarının döşenmesinde ve granit gibi sert kayaların patlamasız
parçalanmasında yaygın bir kullanım alanı bulmuştur. Kullanım
kolaylığı, pürüzsüz kesim, yüksek esneklik gibi özelliklere sahip olan
su jeti. ışık lazerinin aksine, kullanımı esnasında patlayıcı veya
zehirli gazların çıkmasına da neden olmuyor.
Su jetinin ilk modeli, doğadan esinlenerek Hazırlanmıştır. Yağmurun
veya hırçın akan nehirlerin kayaları oyduğunu gözleyen araştırmacılar,
bu gözlemlerini uygulamaya koymayı başarmışlardır. Milyonlarca yıl
içinde meydana gelen bu doğal süreç, birkaç saniye de gerçekleşecekse,
bu zaman faktörünü telafi edecek bilimsel bir yaklaşım gerektirir. Bu
da. ancak yüksek bir basıncın varlığıyla gerçekleştirebilir. Nitekim,
kullanılan özel bir pompayla su basıncı 4000 bara kadar yükseltebiliyor
(Bu basınç. 40 km derinliğindeki bir denizin tabanındaki basınca
karşılık gelir).
Bu yüksek basınç kuvvetinin ortaya çıkardığı
potansiyel enerji, su jeti tarafından hareket enerjisine (kinetik
enerji) dönüştürülüyor. Su huzmesi hedefe, saniye de 650 m hızla (ses
hızının yaklaşık 2 katı) fırlaiılıyor. 0,1 mm gibi çok küçük bir
noktaya odaklanan su demeti, bir kesme hamlacının alevi gibi etki
gösteriyor.

Su jeti, freze, zımba ve hatta ışık lazerine göre önemli avantajlara sahiptir.
Beklenmeyen Yüksek Güç
Su
jeti ile 1 m genişliğinde 6 mm kalınlığındaki seramik bir levhayı ikiye
bölmek için sadece iki dakika yeterli oluyor. Ayrıca bu aygıt, 2,5 cm
kalınlığındaki titanı (çok sert bir metal), dakikada 3 cm hızla
kesebiliyor.
Kullanım Kolaylığı
Zımbalama işleminde olduğu
gibi, kesilen materyal fazla genişlemiyor. Üstelik, pürüzsüz bir kesim
sağlanıyor. Işık lazerinde olduğu gibi, materyal yüksek ısılı bir ışına
maruz kalmadığı için, yapısal bir değişikliğe uğramıyor. Daha Önemlisi,
yüksek ısıdan dolayı oluşabilecek patlayıcı ve zehirle gaz oluşumu
olasılığını ortadan kaldırıyor.
Hatasız Kesim
Su jeti için
kesim hattının 0.2 mm gibi düşük bir değerde olması (freze âleti için
bu değer 5 mm'ye kadar çıkar), yaklaşık % 15'lik bir materyal tasarrufu
sağlıyor.
Yüksek Esneklik
Kesim esnasında istediğimiz bir
anda, robotun programını değiştirip, kesimi yönlendirmemiz mümkündür.
Böylece, sadece düz geometrik şekiller değil, en karmaşık şekillerin
kesimi dahi belli bir noktaya kadar yapılabilmektedir.
Su
jetinin motoru, enerji dönüşümünü gerçekleştiren ünitedir. Yumruk
büyüklüğündeki bir pistonun. 20 kez daha küçük bir pistonu
bastırmasıyla, sıvıların sıkıştırmamama özelliğinden dolayı, su
akımının hızı artar. Suyun jete ulaşması, uzayıp kısala-bilen spiral
formlu bir boru vasıtasıyla olur. Su jetinin İkinci dereceden önemli
elemanı olarak kabul edilen jel, demetin profili ve de etkisinin tayini
konusunda önemli roller üstleniyor.
Jet, İlk modellerde, ucunda
delinmiş bir safir (gök yakut) bulunan küçük bir silindirden
oluşuyordu. Suyun, basınçlı kanaldan safire ani geçişi nedeniyle, su
huzmesi formunu kaybediyor, pürüzleniyor ve fırlama gücü azalıyordu.
Fakat, şimdi uygulanan ve bu dezavantajlardan sıyrılmış olan yeni
sistem sayesinde, suyun turbulansı azaltılıyor ve jetin çabuk körelmesi
önlenmiş oluyor. Üstelik, maksimum fırlatma gücüyle "fışkırtılan su
huzmesi, dikey olarak hedefe ulaşıyor.
Yüksek bir basınçla
fırlatılan su demetinde, havanın sürtünme kuvvetinin etkisiyle, koni
şeklinde bir dağılma gözleniyor. Su hava İle karışınca, damlacıklı bir
görünüme bürünüyor. Su jetinden fırlatılması esnasında 6 kat genişleyen
demet, 0,6 mm sonra, orijinalinin 10 kat genişliğe ulaşıyor.
Bu
aşamada mühendislerin karşılaştığı problem, su ışını demelinin
dağılmaya başlama zamanını mümkün olduğunca geciktirmek, yani belli bir
mesafe için de olsa. ince bir ışın demeli elde etmektir. Bunun için
kullanılan saf suya uzun zincirli polimerler ilave edilmiştir.
Polimelerin su molekülleri için ray niteliği taşımasıyla, jetten
fırlatılan su demetinin itilme gücü artmış, belli bir süre için olsa da
ince bir su demeti oluÅŸmuÅŸtur.
Bir yün bezin, su ışınlarıyla
bombardımana tutulmasıyla hiçbir eziklik meydana gelmeden
kesilebilmesi, İlk anda aklımızı kurcalayabilir Bu konuda, su jeti
araştırmacılarından Dr.Werner Psnitzsch'in basit fakat aydınlatıcı bir
açıklaması bulunuyor: Su jetinde erişilen yüksek hızdan (650 m/s)
dolayı, su moleküllerinin materyale çarpması o kadar anî oluyor ki,
materyal moleküllerinin yavaş hareketi, bu kısıtlı sürede belli bir
değişikliğe neden olmuyor. Moleküllerin titreşim ve rezonansları sabit
kalıyor ve sonuçta, pürüzsüz bir kesim mümkün oluyor. Bu yüzden,
tekstil ürünleri ve mukavva gibi materyallerin kesimi rahatlıkla
gerçekleştirilirken, mermer gibi sert cisimlerin aynı hassasiyette
kesimi için, bir basınç yükselticisine ihtiyaç duyuluyor. Su jetinin
etkisini artırmak istiyorsak, kullanılan saf suya sert ve aşındırıcı
bir madde (meselâ kuvars kumu) ilave ederiz. Aslında, bu konuda da doğa
bize örnek olmuştur. Çöllerde yapılan gözlemlerde, kayaların kum ve
rüzgâr etkisiyle tam manasıyla ufalandığı tespit edilmiştir. Bu zımpara
etkisinden, insanlar, uzun süre kum ışınlama tekniği aracılığıyla
istifade etmiÅŸtir.
Günümüzde artık, su ve kum ışınlama
teknikleri kaynaştırılmış ve sonuçla, yüksek potansiyelli bir ışınlama
tekniği elde edilmiştir. Bu teknikte, ışın taneciklerinin etkisiyle
materyal moleküllerinin kristal kafesi titreşmeye başlar ve bu, şok
dalgalarıyla bir yufka misali ufalanmalarına kadar devam eder.
Teknolojinin
son harikalarından sayılan su jeti, uçak yapımı teknolojisinde de
vazgeçilmez bir uygulama alanı bulmuştur. Günümüzde uçak yapımında
kullanılan materyal, hafif fakat, sağlam elyaf bileşiklerinden
oluşuyor. Cam ve karbonla güçlendirilmiş bu yapay maddenin su jeti ile
kesimi, hızlı ve pürüzsüz yapılabiliyor son zamanlarda, uçak jet
motorları dahi bu konuda nasibini atmaya başladı. Çünkü, su jetiyle,
uçağın pervanesi tek bir parça olarak edilebilmektedir.
Su jeti
araştırması konusunda en çok gelişme kaydeden üniversitelerin başında,
Ottawa Üniversitesi (Kanada) gelmektedir, örneğin, cerrahî girişimlerde
dahi su jeti kullanımı başlamıştır: Isı oluşumuna neden olmadan kemik
kesimi bu sayede yapılabiliyor. Hatta, kutuplarda buzulları kıran
gemiler, daha hızlı ilerleyebilmek için büyük su jetleriyle
donatılmışlardır.
Su jetinin değişik ve ilginç bir kullanım
alanını da su altı çalışmaları oluşturuyor, Fakat, bu uygulamalarda sık
karşılaşılan bir problem söz konusu: Karşılaştıkları yüksek sürtünme
kuvveti nedeniyle su ışınları, baş ağrısına neden oluyor. Fakat bu
konuda. Geesthacht'taki GKSS-Araştırma Merkezi'nin getirdiği bir çözüm
var: 8u da. su ışınlarını, frenleyici deniz suyundan koruyan, bir çeşit
su perdesinin geliştirilmiş olmasıdır.
Su ışınlarının, gemi ve uçak
gövdelerinin eski boya ve verniklerinin temizlenmesinde kullanımı da
yaygınlık kazanmıştır. Bu uygulamalarda, su jetinin tam kapasiteyle
çalışması bile gerekmemektedir. Olayın temeli, suyun dalgalanma ve
dinamiğinde artışa neden olunarak, yüzey kemirici bir etki
oluşturmasına dayanıyor. Fakat, bu temizleme normal şartlarda
gerçekleştirilemiyorsa, su ışınında kesintiye gidilir ve bu kesintili
çarpmalar, su tokmağı etkisini oluşturur. Fışkırtılan suyun basıncında
meydana gelen ritmik artış ve azalmalar, ışınlanan objenin moleküler
yapısında titreşimlere neden olur ve boya-vemik ikilisi kolayca
süpürülür.
Su jeti, yanlara değil de ışınlama istikametinde
hareket ettirilecek olursa, bir matkabın foksiyonları-m üstlenebilir.
Özellikle yer çalışmalarında bu tekniğin uygulamaya girmesiyle, çeşitli
kablo ve hatların döşenmesi daha kolay bir hal almıştır.
Åžimdi
değineceğimiz teknikte su jeti, patlamaya neden olmayan bir patlayıcı
olarak kullanılmaktadır: Yaklaşık 1 ton ağırlığındaki bir granit
parçasında su jeti kullanarak, 80 cm derinliğinde bir delik açılıyor.
Delik, 1,8 İt su ile dolduruluyor ve suyun basıncı bir gaz yardımıyla
400 bar'a kadar yükseltiliyor. Deliğin tabanındaki basıncın, anîden
yaklaşık 10 katına çıkmasıyla yukarıya doğru azalarak ilerleyen bir
basınç dalgası meydana geliyor. Bu esnada oluşan sarsıntı dalgasının
etkisiyle, granit, sessizce kütürdemeye başlıyor. Ses hızının yaklaşık
3 katı hızla enine çatlaklar yayılıyor. Sonuçta kaya, sessizce
parçalanıyor. Burada önemli olan husus, ilerleyen basınç dalgasının
değerinin, yüzeye ulaştığında atmosfer basıncının değerine kadar düşmüş
olmasıdır. Böylece bir patlama dalgası meydana gelmemektedir.
Bilinen
bir gerçek var ki. yaygın kullanım alanının bir bölümünü tanıtmaya
çalıştığımız su jetinin, henüz bütün sırlan çözülmüş değildir. Belki
de, yeni geliÅŸtirilen tekniklerle, su lazeri diyebileceÄŸimiz bu cihaz,
ışık lazeriyle rekabel edebilecek bir düzeye gelecektir. Su jeti
araştırmacılarının en büyük rüyası, bu cihazı, yüksek kapasiteli
mıknatıs ve süper-iletken makaralarla donatmak ve zaten yaygın olan
kullanım alanlarında yeni ufuklar açmaktır.
Kaynak:Bilim ve Teknik.Temmuz.1992.P.M. Nisan 1991'den özetleyerek çev.: Abdullah YILMAZ
Yorumlar
|